Bugun...
Zübeyir Gündüzalp Kimdir?
Tarih: 27-04-2014 11:20:00 + -


Zübeyir Gündüzalp (1920-1971)

Zübeyir Gündüzalp Kimdir?

Zübeyir Gündüzalp 1920 senesinde Konya’nın Ermenek kazasında dünyaya gelir. Babasının adı Mehmet, annesinin ise Seyyide’dir. Ezan sesiyle kulağına ismi, Zîver diye konmuş; ancak daha sonra Üstâdı, bu ismi Zübeyir şeklinde değiştirmiştir. İlkokulu Ermenek’te bitiren Zübeyir Gündüzalp, iki kız-iki erkek olmak üzere kendisiyle beraber dört kardeştir. 
İlkolkuldan sonra, Ermenek’te ortaokul bulunmadığı için Silifke’ye gitmiş, 1939 senesinde ortaokulu burada bitirerek memleketine dönmüştür. Ermenek’te postahane memurluğuna başlayan Gündüzalp, bir müddet sonra askere gitmiş, akabinde ise Konya Postahanesinde telgraf muhabere memuru olarak çalışmaya devam etmiştir. 
Risâle-i Nurları, bu memurluk yıllarında tanımıştır. Üstadını ilk defa 1946’da Emirdağ’da ziyaret etmiş ve kendisine “Memuriyetten ayrılıp, yanınızda hizmet etmek istiyorum” demiştir. Üstad da ona; “Vazifene devam et, Konya’da daha çok hizmet edersin. İnşaallah, ileride alırım seni yanıma” demiştir. 
Gündüzalp, 1948’de Afyon’da tutuklanarak Üstadıyla birlikte altı ay hapis yatmıştır. Bu tarihten itibaren Bediüzzaman Hazretlerinin vefatına kadar hep yanında kaldı. Yanlışlıkla tahliye edildiği zaman, sırf Üstadından ayrılmamak için, tahliyesinin yanlış olduğunu bildirerek, tekrar tevkif edilmiştir. 
27 Mayıs 1960 İhtilâlinden sonra memleketi olan Ermenek’te mecburi ikamete tâbi tutuldu. Burada bir süre kaldıktan sonra, gizlice Ermenek’ten ayrılarak Ankara’ya gitti. Altı ay kadar Ankara’da kaldı ve 1961’de İstanbul’a geldi. 
Zübeyir Gündüzalp, 2 Nisan 1971’de Süleymaniye Kirazlı Mescid Sokağındaki ikâmetgâhında vefat etmiş; cenaze namazı Fatih Camii’nde kılınarak, Eyüp Sultan Kabristanına defnedilmiştir. 
Gündüzalp’i unutulmazlığa yükselten, hiç şüphesiz en zor şartlarda İslâm’a, iman ve Kur’ân hakikatlerine gönül vermiş olması, bu hakikatlerde billûrlaşıp İslâm’a ayna olması, hayatını fedâ eder tarzda kendini bu kudsî hizmetin karasevdalısı haline getirmesidir. Hz. Üstad ona husûsî bir itina gösterirdi. Çünkü o, kendisinden sonra hizmeti her şeyiyle omuzlayacak; dalgalanmalara ve şiddetli fırtınalara rağmen mesleğini devam ettirecek; kudsî hizmeti hiç tâviz vermeksizin sonrakilere devredecekti.




Bu haber 2992 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KİM KİMDİR? HABERLERİ