Bugun...

Ercan TAŞTEKİN
Mutlu Polis Ailesi
Tarih: 28-05-2014 09:10:00 Güncelleme: 28-05-2014 09:10:00


                Sevgili Arkadaşım,

                Önceki mektubumda dertleşmeye başlamıştık. Dert büyük olunca devam etmek kaçınılmaz oluyor. Devam edelim öyleyse…
                Polis milletinin en çok sevdiğim yönlerinden birisi de çocuklarına verdikleri değer, onların yetişmesi ve tahsili için gösterdikleri gayrettir. Bizim delikanlılar da büyüdü artık. İkisi de üniversitede. Bak bu konuda yüreğimde ki en büyük acı büyük oğlumun ilkokul biri Ankara’da, ikiyi Van/Gevaş’ta, üçü Hakkâri/ Şemdinli’de İlkokul dördü de Konya’da okumasıdır. Dört yılda dört ayrı şehir, dört ayrı okul, dört ayrı dünya. Sürekli değişen arkadaşlar, sürekli değişen öğretmenler, sürekli değişen çevre… Hep yabancılıklar.

                Sevgili Arkadaşım;

                Ya eşimin durumu. Dört yılda üç kere taşınma, üç kere ev eşyası toplama ve onun içinde sürekli değişen komşular, sürekli değişen çevre.
                Sanırım meslektaşlarımızın büyük kısmının da yaşadığı benimkinden farklı değildir. Velhasıl, polislerimiz ve aileleri, atamaya tabi olan ve genel olarak akrabalarıyla, yakın çevresiyle birlikte yaşayamayan sık sık çevre değiştiren ve bunun bedelini aileleriyle birlikte ödeyen insanlardır. Bu gerçekten çok zor bir durum. Bunun yanı sıra yoğun çalışma saatleri ve temposu nedeniyle personelin eşine ve çocuklarına yeterince zaman ayıramamasını da eklediğimizde sorun daha da büyümektedir.
                Sevgili Arkadaşım;

                Bir bayram günüydü. Herkesin akrabalarıyla, sevdikleriyle bayramın tadını çıkardığı bir gün. Bayramlaşma programı için lojmanlardan çıkarken bazı polis eşleri ve çocukları gözüme çarptı. Babaları mesaide olan, bayram gününü diğer günlerden farksız yaşayan polis çocukları, polis eşleri.
Aslında polis eş ve çocuklarının normal yaşamları bile çok farklıdır.Eşsiz ve babasız yenen akşam yemekleri, sabah kahvaltıları, mesai nedeniyle gidilemeyen piknikler, sinemalar. Hatta zamanında çıkılamaması nedeniyle yarım yamalak tatiller ve izinler .Mesleğin zorlukları ve stresinin eve yansımasının kaçınılmaz olması sonucu yaşanan huzursuzluklar geçimsizlikler, şiddet ve boşanmalar… Of ki, of! Bunlarda saymakla bitmez. Girilen bunalımlar… Psikolojik sorunlar… Acıların en büyüğü, polisin intiharı, polis eşinin intiharı, polis çocuğunun intiharı. Eyvah ki, eyvah. Peki ya sorumlular kim?

Sevgili Arkadaşım;

İşte biyolojik ailelerinden, akrabalarından, yakınlarından uzak polislerimizle, eşleri ve evlatları için mutlu polis ailesi tablosunu oluşturmak ve yaşatmak boynumuzun borcu olsa gerek. Personelimize, eşlerine ve çocuklarına her zaman onur duyacakları ve ileride iftiharla anlatacakları mutlu bir ortam. Şaşırtıcı değil mi? Göklerdeki yıldızlara uzanmaya çalışırken yanı başımızdaki gerçekleri görememek. Onlara değer verememek, sahip çıkamamak.
                Bir meslektaşımdan dinlemiş ve çok üzülmüştüm. Bir İl Emniyet Müdürümüz görev yaptıkları ilin çocuklarına ve gençlerine ne kadar çok güzel projeler ve etkinlikler yaptıklarını anlatır. Misal, üç bin çocuk için şunu yaptık, beşbin çocuk için bunu yaptık vb. Toplantıda bulunan bir memurumuz söz ister ve yürek burkan gerçeği ifade eder.” Sayın Müdürüm biz ve çocuklarımızda burada gurbetteyiz. Bölge çocukları için tüm bunlar yapılırken polis çocuklarına bir balon bile verilmedi.”

Sevgili Arkadaşım;
                Aklıma gelmişken bu konudaki en büyük tehlikeyi de söylemek isterim. Personele ve eşlerine mutluluk vermekten ziyade külfet getiren ve hatta burunlarından fitil fitil getiren zorla yapılan ve yaptırılan, huzuru daha da bozan uygulamalardan uzak durmak, kaş yaparken göz çıkarmamaya azami dikkat etmek gerek. Bizim hizmet etmemiz kendileri için bir şeyler yapmamız gereken polis ailelerini bize hizmet eden, bizim için zoraki bir şeyler yapan konumuna düşürmemeliyiz.

Sevgili Arkadaşım;
                Mutlu polis ve mutlu polis ailesi için ne yapabiliriz? Nereden başlayabiliriz? Öncelikle bu konunun önemine kendin inandıktan, maiyetini ve ailesini sevmenin ve yeri geldiğinde de bu sevginin gereklerini yerine getirmenin ne kadar önemli olduğunu rütbeli personelinden başlayarak paylaşmalıyız. Sadece buna özel toplantılar yapmalıyız. Biz bu konunun önemini ve samimiyetimizi ortaya koyalım gör bak personelimizden bu konularda ne güzel öneriler gelecek.
                Ayrıca bu konuda ki hiçbir fırsatı ıskalamamaya çalışmalıyız. Üniversite sınavı mı var? Öncesinde hemen sınava girecek polis çocuklarına güzel bir moral eğlence yapılabilir. Tabi ki profesyonellerden yardım almak şartıyla.23 Nisan, 19 Mayıs mı geldi al sana kocaman bir fırsat polis çocukları için şenlik yapmaya. Hele şu on nisanlar çok önemli. Polisin bayramı olmasına rağmen polise zehir edilen bayramlar. İşte bu bayramımızı sadece polis ailesinin mutluluğuna endeksli kutlamalıyız. Şehitlerimizi ve yakınlarını, emeklilerimizi, personelimizi ve polis ailelerimizi onore edecek ve mutlu kılacak etkinlikler düzenlemeliyiz.

                Sevgili Arkadaşım;
                Anladım parayı nereden bulacağız diyorsun. Polis kantinlerimizin ve derneklerimizin mevzuatları bu konuya müsait. Ve hatta gerekirse kantin ve dernek gelirleri sadece bu konularda kullanılmalı.
                Personelimizin sevincine, üzüntüsüne ortak olmak için sistem kurmalıyız. Cenazesi, hastası acısı olandan haberdar olup elimizden geleni yapmalıyız. Düğünü, çocuğu, sevinci olan personelimizin mutluluğunu paylaşmayı ihmal etmemeliyiz. Basit gibi görünen bu mesele gerçekten önemlidir.

Sevgili Arkadaşım;

                Personelimizin; kaynaşmasını, birlik ve beraberliğini artırıcı etkinlikler düzenlemeliyiz. Bir kez daha paylaşmak isterim ki dostlar alışverişte görsün kabilinden veyahut tam tersi olumsuz sonuçlar doğurabilecek her tülü etkinlikten uzak durmalıyız. Müdür, amir ve memur herkesin kaynaşabileceği sevgi ve saygıyı artıran ortamlar.

                Sevgili Arkadaşım;

                Bir il emniyet müdürümüz vardı personelin çok sevdiği. Bir gün personele İl Emniyet Müdürlerini neden bu kadar çok sevdiklerini sormuştum. Sana çok basit gelebilir ama ne cevap verdiler biliyor musun? “ Oturup bizimle yemek yiyor, turnuva düzenleyip bizimle voleybol oynuyor ve her gördüğü yerde selam veriyor” demişlerdi. Bazen sevgi ve saygı bu kadar basit görünen güzelliklerle sağlanabilir. Bu işlerde polis milleti çok kadirşinastır kendisi için yapılan tüm güzellikleri görür ve hakkını verir.

                Sevgili Arkadaşım;
                Eğer yöneticiysek bir de tepe yöneticiysek tüm polisleri, eşlerini ve çocuklarını kendi ailemiz bilmeliyiz, bize emanet olduklarını unutmamalıyız. Mutlu polis ve mutlu polis ailesini oluşturmak mı istiyorsun? İmkânsız diye bir şey tanımayacaksın dostum. Ve unutma çalışılan ortamda belki de o ailelerin senden başka büyükleri yok

                Hoşça kal.


ERCAN TAŞTEKİN
1.Sınıf Emniyet Müdürü



Bu yazı 1912 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI