Bugun...

Hidayet AYTEKİN
Taşeli kan ağlıyor‏
Tarih: 05-06-2013 10:48:00 Güncelleme: 05-06-2013 10:55:00


TAŞELİ PLATOSU CAN ÇEKİŞİYOR! GÖRENİNİZ, BİLENİNİZ, DUYANINIZ VARMI?

Taşeli Platosu; Orta Toroslarda batıda Akseki, doğuda ise Mut-Silifke  hatları arsında yer alır.  Göksu nehri ve kolları tarafından derince yarılmış güzel yurdumuzun bakir bir yöresidir.

Taşeli Platosu; zengin ve çeşitlilik gösteren bitki örtüsü, çok sayıda hayvan türünün yaşaması açısından farklı özellikler taşıyan ilginç bir yerdir. Yörede kınalı keklik, yaban domuzu, kurt, tilki, ayı, yaban keçisi, kunduz, porsuk, sincap, vaşak, sansar, kirpi, sırtlan ve tavşan çok bulunan hayvan türleridir. Ayrıca Göksu nehrinin her yerinde çok leziz balıklar yaşamaktadır.

Bitki örtüsü köknar, sedir, ardıç, andız gibi iğne yapraklı; dışbudak, şimşir, meşe, karaçam, servi, kızılçam gibi ağaçlar olmak üzere defne, zeytin, keçiboynuzu, pırnal meşesi vb. maki ve türlü fundalıklarla kaplıdır. Vadilerde dağ yamaçlarında, dağların doruklarına kadar her yerde adım adım karşımıza çıkan nergiz, lale, kardelen, kekik, nane, acı yavşan, adaçayı, çiğdem gibi çeşitli renkte binlerce ot ve bitki çeşidi buranın süsü ve doğal bitki örtüsüdür.

Bu yörede yaşayan insanlar zor tabiat şarlarında hayatlarını devam ettirmek zorundadırlar. Yörede yüzyıllardır doğal ortamda beslenen kıl keçisi yasaklanmış durumdadır.

Ulaşım sınırlı ve geçit vermez dağların doruklarından sağlanmaktadır. Ekili arzisi azdır. Doyumsuz havası, insana ferahlık veren suları, zengin aromalı meyveleri tarihin ilk devirlerinden beri burayı vaz geçilmez yerleşim birimi haline getirmiştir.

Yöre halkı genellikle tarım ve hayvancılıkla geçimini devam ettirirken 1970 li yıllarda Ermenek havzasında linyit işlemeciği başlamıştır. Bu tarihten itibaren insanlar işletmelerde çalışarak ve mevcut arazilerini kullanarak hayatlarını sürdürmüşlerdir.

Kırk yıldır kömür ocaklardan çıkan pasa, moloz ve döküntüler onlarca km den görünür durumdadır. İşletmelerden sızan zehirli gazlarla ormanımız ve doğal hayattaki canlılar can çekişir hale gelmişkentir. Çıkan bu zehirli gazların etkisiyle meyve ağaçlarındaki döllenme engellenmiş böylece ağaçların meyve tutma oranı azalmıştır. Yine bu gazların etkisiyle karaağaç ve armut gibi birçok ağaç türü kuruyarak tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

Taşeli Platosunun can çekişmesinin diğer bir sebebide HES projeleridir. Ülkemizde önceleri büyük barajlar yoluyla enerji üretimi sağlanırken şimdi HES projeleri ve nükleer santraller yoluyla bu ihtiyaç karşılanmaya çalışılmaktadır. Devlet HES projelerini özel şirketlere havale etmektedir. İhaleyi alan şirket eski su değirmenlerine benzeyen sistemle Göksu’ nun muhtelif yerlerine kanallar, tüneller açarak suyu yüksek bir yerden santrale ulaştırmakta böylece tribünler enerji üretmektedir. Olan ise bakir doğaya olmaktadır.

Çünkü HES ler daha çok para kazanmak adına dere yataklarına can suyu bırakmamaktadır. Geceleri dere yataklarına hiç su bırakılmazken gündüzleri çok az miktarda su bırakılmakta, bu da dere yataklarındaki suyun aşırı ısınmasına neticede Göksu Nehrinde  yaşayan balık, kertenkele, kurbağa, yılan vb türlerin yokolmasına neden olmaktadır.

Aslında HES projelerinin sözleşmesinde doğa tahribatının önlenmesi vardır. Lakin şirketler daha çok para kazanmak amacıyla en kolay yolu seçmektedirler. Doğu Karadeniz’de sözleşme kurallarına uymayan projeler fotoğraflanarak İdare Mahkemelere dava açılmış, bazı projeler iptal, bazıları içinde yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Lakin yöremizde halkımız, yöneticilerimiz, çevreyi korumak ve geliştirmek için kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı, Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları gelişmelere karşı sessizliğini ve duyarsızlığını sürdürmektedir.

İşletmeler ise bu duyarsızlıklar yüzünden bozdukları sahaları olduğu gibi bırakarak terk etmektedirler. Hatta molozları dağlarda istediklere yere, yollar dahil rast gele sağa sola savrularak dökmektedirler. Halbuki işletmeciliği bırakanların kanunen doğayı eski haline getirme zorunluluğu vardır.

Taşeli Platosunda doğa tahribatının diğer nedenide bej mermer işletmeciliğidir. Yaklaşık on yıldır Taşelinin her köşesinde mermer ocakları açılmıştır. İşletmeler burada da kolay kazanç elde edebilmek adına kayalık alanlara saldırmakta, moloz ve taş döküntüleri orman dikim alanlarına, dağ yamaçlarına ve çevreye dökmektedir.

Yollar kapanmakta, insanlarımızın can ve mal güvenliği tehlikeye girmektedir. Hatta Bir çok köylüler moloz ve taş döküntüsünden dolayı arazilerini ekememektedir. Zaman zaman bireysel müracaatlardan da bir sonuç alınamamakta, mağdur insanlar dolaylı olarak susturulmaktadır.

Bazı mermer işletmecileri Esentepe Boyalık arasındaki İl Özel İdaresi (köy hizmetleri)ne ait yol güzergahını kimsenin haberi olmadan, kimseye danışmadan, her hangi bir plan proje yapmadan değiştirmiştir.

Taşelinde maden işletmelerinin, HSE projelerinin ve mermer işletmeciliğinin yapıldığı alanlar köstebek yuvasını andırır durumdadır. Maden ve mermer yüklü ağır tonajlı kamyon ve tırlar yollarımızı nadasa bırakılmış tarlaya dönüştürürmüştür. Yollar bozulmakla kalmamakta tır ve kamyonlar hız sınırını aşarak insanımızın can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktadırlar.

TAŞELİ PLATOSU CAN ÇEKİŞİYOR!

GÖRENİNİZ, BİLENİNİZ, DUYANINIZ VARMI?

  Halkımız, yöneticilerimiz, Çevre ve Orman Bakanlığı, Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları olanlardan, bitenlerden haberiniz varmı? Varsa şimdiye kadar hangi işlemi yaptınız? Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Saygıyla kalınız.

                                                                                        Hidayet AYTEKİN

                                                                                alpdedeoglu60@hotmail.com

                                                                             Emekli Eğitim Bilimleri Uzmanı



Bu yazı 6920 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI