Bugun...

Mükremin KIZILCA
AZİZİYE CAMİİNDE İLGİNÇ YASAK
Tarih: 12-02-2015 13:32:00 Güncelleme: 12-02-2015 13:32:00


1969 yılında Konya’ya ilk geldiğim günlerdi, dini tahsil hayatımızın bu heyecanlı günlerinde hafta sonları çıktığımız çarşı gezilerimiz kısa olmasına rağmen Konya’yı tanımaya çalışmakla geçerdi. Bunlardan birisi de camileri hem namaz kılarak hem de seyrederek tanımaktı.

Konya’da alışık mimari dışında bir cami vardır: aziziye camii. Diğer camilerin tarzından ayrı bir yapı şekli vardır. Diğer camiler girince koyu bir atmosfere sahipken bu camimiz büyük pencereleri sayesinde oldukça ferah bir ortama maliktir. Aşağıdaki kısa alıntıyla camimizi tanıdıktan sonra günümüzde geçen gün facebookta da konu edilen bir hususa değineceğim.

AZİZİYE CAMİİ

“Konya çarşının ortasındadır. Muntazam kesme Gödene Taşı ile yapılan mabed son Osmanlı mimarisinin çok muvaffak bir eseridir. Yerindeki 1671-1676 yılları arasında Şeyh Ahmet eliyle yaptırılan camii yandığı için (1867) Sultan Abdülazizi'in annesi Pertenihal adına yeniden bugünkü Camii yaptırılmış ve bu adla anılmıştır. (1874) Türk Baroku uslubundadır. Altı mermer sütuna oturan üç kubbeli son cemaat yerinin iki ucunda kaideleri şadırvanlı iki minaresi dikkat çeker. Üzeri ferah kubbe ile örtülüdür.” (http://www.konya.bel.tr/sayfadetay.php?sayfaID=214)

KUŞLARA KONAN YASAK MI?

5 Şubat 2015 günü camide farklı bir şeye tanıklık eden edebiyat öğretmeni H. Hilmi Bey facebook hesabında ekte verdiğimiz resimleri de yayınladıktan sonra şöyle yazıyordu:

“Konya Aziziye Camii'nin giriş kısmının üstündeki demir aksamdaki sağlı sollu kaynatılmış sivri uçlu çiviler dikkatinizi çekti değil mi? Kuş evleri yapan bir medeniyetiz diye övünmüyor muyduk biz. Kuşlar konup da zemini dışkı ile kirletmesin diye çivi yerleştirmek ne oluyor şimdi. Hem de camiye. Ne zamandan beri böyle bilmiyorum. Ben bu gün fark ettim.”

Konuyla alakalı birçok yorum ve görüşler ileri sürüldü ancak aşağıya tam aksi bir görüşü savunan bir yorumu alıyorum:

“İbrahim: arkadaşlar her şey her tarafta yapılmayacağı için kuşlar da bu seklide uyarılıyor bir çok tarihi camide vardır. İbadet edilecek yere bu isi yapmayın desek anlamazlar tabii ki. Onun için kuş evleri caminin ibadet yerinde değil dış cephe duvarındadır. Yani yadırgayacak bir durum değil.”

Bunları okuduktan sonra bir öğle namazı soluğu Aziziyede aldım ve yaptığım gözlemlerde revakların arasındaki çavdırma tarzı demirlerin üstüne boydan boya ağzı yukarı çiviler sık bir şekilde dizilmişti, yani hiçbir kuşun oraya konması imkânsızdı. Bunların kesinlikle orada bulunan artan cemaatin üzerlerine güvercinler pislemesin diye yapıldığına ben de kanaat getirdim ve konuyu vakıf yönetimine ve imam efendiye sormak üzere yazıma burada ara veriyorum.

….

Evet, dün öğle vakti (09-02-2015) şöyle Konya’daki revaklı sultan camilerini bir dolaştıktan sonra hiçbirisinde Aziziyedekine benzer bir uygulama olmadığını gördüm. Öğle namazını Aziziyede kıldıktan sonra imam efendinin başının boşalmasını bekledim ve hoca efendi görevli kabininden çıkarken yaklaşarak yam da revakların ve çivili uygulamanın altında: hocam bu görülen tersine çivi zincirinin kuşların necasetinden cemaati korumak için olduğu anlaşılıyor öyle mi diye sordum.

Hoca efendi: evet aynen öyle:  bu uygulama Medine ve Mekke’deki camilerde de var dedi, bende: ama Şerafettin camiinde yok deyince, bu cemaati kuşların cırtından korumak için son restorasyonda alındı ve yapıldı dedi.

Hâlbuki bu çivili sütun bağlantıları sütunları en dıştan birbirine bağlayan yerdeydi ve namaz kılan cemaate dışkının isabet etmesi çok zayıf ihtimaldi.

Bu uygulamanın son restorasyondan önce olup olmadığını öğrenmek için hemen Aziziye camiinin kıble tarafındaki Ahmet Efendi çarşısının ikinci katındaki Mülhak Şeyh Ahmet Efendi Vakfına gittim, orada bulunan iki hanımefendiye: bu kuşlara önlem olarak yapıldığı söylenen çivilerin restorasyondan önce olup olmadığını sordum, onlar da: evet önce de vardı, ancak önceki şekil olarak farklıydı dediler.

Şimdi müsaadenizle, Mülhak Şeyh Ahmet Efendi Vakfının vakıfnamesini bulmaya gidiyorum. Eğer elde edersem vâkıfın bu konuda bir kaydı olup olmadığını sizlere anlatacağım, Allaha emanet olun efendim.



Bu yazı 28138 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI