Bugun...

Nilgün GÜNEY
İnkarcıların Şaşırtıcı Mücadelesi
Tarih: 29-05-2013 14:40:00 Güncelleme: 29-05-2013 14:44:00


Dünya hayatını bir imtihan ortamı olarak yaratan Rabbimiz, inananlar ile inanmayanları mücadele halinde kılmıştır. İlk insandan bu yana bu mücadele hep olmuştur. İnananlar her zaman ilk önce zayıf bırakılmış, sindirilmeye çalışılmış, işkence görmüş ve iftiraya maruz kalmışlardır. Sonra Allah’ın izniyle, galip gelmişlerdir. İnanamayanlar Allah’ın dinini yeryüzünden silmek için büyü çaba harcamışlardır ve harcamaktadırlar. Bu çabalarında o kadar istekledirler ki, bu uğurda ömürlerini, mal varlıklarını ve sevdiklerini harcayabilmektedirler.

“Gerçek şu ki, inkar edenler, (insanları) Allah'ın yolundan engellemek için mallarını harcarlar; bundan böyle de harcayacaklar. Sonra bu, onlara yürek acısı olacaktır, sonra bozguna uğratılacaklardır. İnkar edenler sonunda cehenneme sürülüp toplanacaklardır.’’ (Enfal Suresi, 36)

İnanmayanların bu durumu müminlere bir ibret vesilesidir. Çünkü bu insanların dünya hayatına bağlılıkları çok güçlüdür. Ahirete inançları olmadığı için, hep dünyevi uğraşılar peşinde koşarlar. Ancak söz konusu inananlara zarar vermek ve İslam’ı yeryüzünden silmek olduğu zaman, tüm nefsi isteklerini bir kenara bırakıp, müminler aleyhine mücadele verebilmektedirler. Bu durum inanmayanların, müminlere ve Allah’ın dinine olan düşmanlıklarının ne derece güçlü olduğunu göstermektedir.

“... Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür...’’ (Al-i İmran Suresi, 118)

İnanmayanların hayatları mal sahibi olmak, kariyer yapmak, dünyanın nimetlerinden en fazla faydalanmakla geçer. Hiç ölmeyecekmiş gibi mal birikimi yaparlar. Oldukça cimri ve bencildirler. Bu ahlaktaki insanların tüm bunları bırakıp sadece batıl için mücadele vermeleri gerçekten büyük bir mucizedir.

Allah’ın diğer bir mucizesi de, inanmayanların sayılarının ve maddi güçlerinin çok olmasına rağmen mağlup olacak olmalarıdır. Allah dilemediği müddetçe hiç kimse inananlara zarar veremez, onları öldüremez. Allah tarihte peygamberlerimizi ve salih inananları rahmetiyle korumuş, inanmayanların saldırılarını engellemiştir. Allah her dönemde inananları nasıl ki güç ve iktidar sahibi kıldıysa, bizleri de aynı şekilde şereflendirecektir. (Nur Suresi, 55)

İnanmayanların saldırıları ve karalama kampanyaları, inananları zayıflatmak yerine güçlerine güç katar. Çünkü bu baskılar müminin doğru yolda olduğunun kanıtıdır. Çekilen çileler müminin aklının artmasına, imanının güçlenmesine vesiledir.

“Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde imanları artanlar ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir.’’ (Ali İmran Suresi, 173)

Elbette bu anlamda inananların Allah’a güvenmeleri ve dost edinmeleri çok önemlidir. İnsan ancak Rabbine teslim olursa, bu zorlu olaylarda dayanıklılık gösterebilir ve din ahlakını yaşamakta sabırlı olur. Mümin karşısına çıkan zorlukların Allah’tan olduğunun bilincindedir. Bu yüzden zahiren kötü gibi görünen olayların aslında büyük hikmetlerle ve kolaylıklarda yaratıldığını bilmektedir. Allah  iman eden kullarının imtihanın kolaylaştırır. Peygamberlerin ve inananların, inkarcıların tuzaklarına karşı güçlü savunmaları Kuran ayetlerinde bizlere haber verilmiştir. Bu insanların dayanıklılıkları ve din ahlakını yaşama konusundaki azimleri inkarcıların şaşkınlığına neden olmuştur. Allah’ın Kuran’da örnek verdiği bu olaylar, tüm inananlara ibret olmalıdır.

“Sonra Biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü'minleri kurtarmamız Bizim üzerimize bir haktır.’’ (Yunus Suresi, 103)



Bu yazı 2428 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI